DEKORASYON SÖZLÜĞÜ

Dekorasyon yaptırırken veya dekorasyonla ilgili yayınları okurken, olaya Fransız kalmamak adına aşağıda sizler için hazırladığımız Dekorasyon sözlüğüne zaman zaman başvuracağınızı tahmin ediyoruz…

-A-
Abajur : Işığın göze direk gelmesini engelleyen lamba.
Abanoz : Abanozgiller familyasından ağaç türü (sert ve siyah tahtası vardır)
Abara : Köy evlerinin tavan kısmındaki boşluk.
Akaju : Açık ve koyu damarlı kızıl kestane rengi.
Alaçam : “Karaçam”a Toroslarda verilen ad.
Anfora : İki kulplu, yumurta şeklinde, dibi genelde sivri olan veya bir ayakla biten antik kap.
Ankastre : Bir yuvanın içine yerleştirilmiş, gömülmüş olan.
Aplik : Duvar şamdanı, duvar lambası.
Armoni : Uyum, ahenk.
Arnuvo Cam : Bir yüzü pürüzlü dekoratif cam.
Asismik : Depreme dayanıklı.
Asiye : Direk, sütun.
Aterfon:Paslanmaz çelik içine, aralarına kuru hava bırakılarak yerleştirilmiş çift cam.
Ayrıntı : Detay.
Aynaduvar : Bir duvarda çevresi silmeli, mermer taklidi veya sıvalı bölüm.
Aypencere : Yarım daire şeklinde pencere.
__________________

-B-
Bakıncak : Küçük bir odacık şeklinde dışa taşan pencere, cumba.
Bakırtaşı : Malakit.
Balıkpulu : Aynı çizgi üzerinde birbirine değen ve bir çizgiden ötekine almaşan daire yaylarından meydana gelen mimarlık süslemesi.
Balar : Çatı kirişi.
Balza : Mantar kadar yumuşak ağaç. Maket yapımında tahtası kullanılır.
Bam : Çatı, dam, kubbe.
Bara : Demir çubuk.
Barhana : Büyük kullanışsız konak.
Başsedir : Eski Türk odalarında, başköşelerde bulunan üzeri minderli sedir.
Baştaban : Saçaklık bölümünü taşıyan ve sütun başlıkları üzerine oturarak, sütunları birbirine bağlayan taş bloklardan ibaret kısım.
Bauhaus : Almanya’da 1919 yılında ünlü mimar Walter Groius’un iki ayrı eğitim kuruluşunu, Weimar Güzel Sanatlar Akademisi ile yine Weimar’daki Uygulamalı Güzel Sanatlar Okulu’nu birleştirerek, kurduğu tasarım (dizayn) enstitüsü.
Baza : Mobilyanın alt kısmında, boydan boya uzanan en enli kısım.
Bazilika : Romalılarda dikdörtgen şeklinde yapılan planlı yapı.
Belverme : Bir kiriş veya döşemenin ortasından sarkması.
Berjer : Yastıklı derin koltuk.
Berced : Kalın dokunmuş kilim.
Bezek : Renkli, renksiz, düz veya kabartma olarak yapılan süs ögesi.
Bezemek : Süslemek, donatmak.
Biçim : Süsleme Sanatlarında belli bir temanın plastik veya grafik açıdan dile getirilişi.
Bide : Klozetin yanında yerleştirilen ve cinsel organın temizlenmesinde kullanılan fıskıyeli tekne.
Bisküvi : Sırsız porselen veya fayans.
Biruni : Selamlık odası, dairesi.
Bisat : Keçe, halı, minder,kilim gibi yaygı.
Bizote : Kenarı traşlı cam veya ayna.
Bocut : Ağaçtan oyularak yapılan testi.
Bosaj : Bir duvar yüzündeki taşların, çeşitli şekillerde (pürüzlü ve çıkıntılı) olarak bırakılması.
Brizbiz : Pencerelerin çerçevesine içeriden tutturulan ince perde.
__________________

-C-
Cam elyafı : Cam ipliklerden meydana gelen, bir çeşit dokuma. Cam elyafı, polyesterle birlikte fiberglas yapımında kullanılır.
Cumba : Eski Türk evlerinde çoğu kafesli çıkma.
Cümle kapısı : Ana kapı.
__________________

-Ç-
Çalma : Kalemle oyularak işlenmiş.
Çıralı çam : Sarıçam
Çantı : Ormanlık bölgelerde ağaç gövdeleri üst üste yığılarak yapılan ev.
Çapak : Madenler dövülürken sıçrayan ince ufak parça.
Çardak : Üstüne sarmaşıklı ağaç veya çiçek sarılarak yapılmış, kafesli gölgelik.
Çarpı : Kaba sıva.
Çatalçivi : Sıva üzerinden giden elektrik kablosunu tutturmakta kullanılan, iki ucu sivri U şeklinde çivi.
Çevirgi : Kapı kolu, elektrik anahtarı gibi çevrilince herhangibir işi görmeye yarayan araç.
Çil : Aynada sır bozulmasından meydana gelen leke.
Çiti :Halı kilimi örgüsünün sökülmemesi için saçaklarından dip kısmında yapılan örgü.
Çubhar : Ağaç kurdu.
__________________

-D-
Damasko : Bir çeşit döşemelik kumaş.
Dekupaj : Çevre kesme işlemi.
Delgi : Matkap.Döndürülerek delik açmaya yarayan alet.
Denizlik : Pencere eteğinin üstünde, içte yapılan ve camdan süzülen terleme sularını toplayan ahşap veya taş kısım.
Deriçe : Küçük oyma kapı veya pencere.
Derz : İki yapı gereci, elemanı veya yapının iki bölüğü arasında kalan aralık, bitişke.
Diplik : Halı kilim gibi şeylerde şekillerin dışında kalan kısım.
Dişbudak : Zeytingillerden, beyaz, sert keresteli bir ağaç.
Dişli döşeme : Nervürlü döşeme.
Diyagonal : Köşegen.
Dizayn : Tasarım.
Dülger : Yapıların kaba ağaç işlerini yapan usta.
__________________

-E-
Ebru : Kağıt ve porselen bezekçiliğinde, yüzünde türlü renk ve şekilde boya bulunan suyun üzerine kapamak yoluyla kağıt ve porselene verilen hare, budak ve dalga gibi çeşitli süs.
Ekser : Büyük demir çivi.
Ekspertiz : Bir arsaya veya yapıya değer biçme.
Ekspresyonizm : Figüratif resim sanatında, bireyselciliğin ve nihilizmin anlatımı olarak özellikle Almanya’da yaygınlaşmış bir akım.
Ekstansometre : Cisimlerin deformasyonun ölçmekte kullanılan çok duyarlı bir alet.
Ergonomi : İnsan-iş ilişkilerini ve özellikle vücudun yeteneklerine uygun ve en az yorulmayla çalışmayı sağlamak amacıyla makina, sandalye, masa vb. dizaynını kapsayan inceleme alanı.
Eskis : Bir tasarımın ön taslağı.
Eskalator : Yürüyen merdiven.
__________________

-F-
Fağfur : İyi porselenden yapılmış Çin işi kase vb.
Falçata : Maket bıçağı.
Farbala : Perde vb. şeylerin kenarına dikilen kırmalı veya büzgülü süs, fırfır.
Fiber : Sıkıştırılmış ve sentetik reçine ile bağlanmış bitki tellerinden yapılmış yapay tahta.
Fresk : Daha yaş iken duvar sıvası üzerine toprak boyalarla yapılan resim.
Freze : Bir delik ağzını genişletmek için kullanılan hızlı döner burgu.
Frize : Boydan boya çok düzgün çizgileri bulunan (ahşap kaplamada kullanılır).
__________________

-G-
Galibarda : Mora çalan kırmızı renkte bir çeşit kök boyası.
Gözgü : Ayna.
Gravür : Ağaç veya maden üzerine kazılarak yapılan kalıplardan kağıda basılan resim, kazıma resim.
Grifon : Kartal başlı aslan.
Grotto : Doğal bir mağarayı andıracak şekilde deniz kabukları ile süslenmiş yer.
Güzey : Gölgede kalan yer.
__________________

-H-
Halı kilimi:Halı dokusunun dağılmaması için baş ve son tarafına örülen şekilsiz şerit.
Halvet : Hamamlarda tek kurnalı yıkanma yeri.
Hanay : Sofa, hol.
Hare : Kimi eşya üzerinde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, dalgır, meneviş.
Harim : Osmanlı camiilerini mahalleden ayıran duvar.
Hasbahçe : Padişah saraylarının bahçelerine eskiden verilen ad.
Haşebe : Kalın kuru ağaç.
Haşep : Ağacın odun kısmı.
Hat : Çizgi.
Hatayi : İnce kıvrımlarla birbirine bağlanan madalyonlar içinde toplanan üsluplaştırılmış çiçek ve yapraklardan meydana gelen, kıvrıkdallı Türk süslemesi.
Hatemkari : Kakmacılık.
Hattat : Güzel el yazıları yazan sanatçı.
Helik : Duvar örülürken büyük taşların arasına yerleştirilen küçük taşlar.
Hilali : Altın kaplanmış bakır.
Hokka : Maden, cam ya da topraktan küçük kap.
Horoz : Kapı zembereğinin mandalı.
__________________

-I-
Ilıklık : Roma hamamlarında soğukluk ile sıcaklık arasında yer alan bölüm.
Isgrafito : Deri, tahta gibi şeyleri kazımakta kullanılan, iki ucu saplı eğri bıçak.
Işıtın : Toprak kandil.
__________________

-İ-
İçlik : Eski binalarda iç bölümde bulunan nakışlı camlı, alçı pencere.
İfraz : Ayırma, parselleme, parselasyon.
İhale : Bir işi, birçok isteklinin arasında en uygun görünen koşulları önerene bırakma.
İkon : Rus ve Yunan kiliselerinde, renkli İsa, Meryem ve aziz tasvirlerine verilen ad.
İkonografi : Resim, heykel ve öbür plastik sanatların meydana getirdikleri tasvirleri inceleyen bilim.
İsfenks : Eski Mısırlılardan kalma, kadın başlı, aslan vücutlu anıtsal heykel.
İsmar: Çivileme, mıhlama.
İspanyolet : Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarıyan ve ortasında düzeni işleten kolu bulunan demir sürgü.
İspina : Hipodromların ortasındaki eksen duvarı.
İşkence:Tutkallanan ahşap parçaları bir süre sıkıştırmak için kullanılan vidalı kıskaç.
İvgi : Ağaç oymaya yarar balta.
__________________

-J-
Jardiniyer : Çiçek yerleştirilen veya konulan bir sandığı taşıyan süslü bir mobilya.
Jerfin : Kapı sürmesi
Jips : Alçıtaşı
Jipsoplasti : Alçıdan kabartma süsler yapma sanatı.
__________________

-K-
Kafesoyma : Mermer, tahta gibi gereçleri kafes şeklinde oyarak yapılan süsleme.
Kagir : Taş veya tuğladan yapılmış olan yapı.
Kaide : Bir anıt veya heykelin üzerinde oturduğu yüksekçe taban.
Kakma : Levhalara arkadan kakılıp, vurularak yapılan resim.
Kalafat : Döşeme tahtalarının arasını üstüpü ile doldurup, macun veya ziftle tıkalayarak su geçirmez hale koyma işi.
Kalfa : Ustalıktan yetişme mimar yardımcısı.
Kalibre : İç çap.
Kama : Ahşap parçaları birleştirmek veya sıkıştırmak için kullanılan konik ahşap takoz.
Kameriye : Bahçelerde küçük köşk şeklinde yapılan ve üstü yeşillikle sarılan çardak.
Karkas : İskeletli bir strüktünün, taşıyıcı bölümlerinin hepsine verilen ad.
Kerevet : Üzerine şilte serilerek, yatmaya veya oturmaya yarıyan ahşap seki.
Kerki : Büyük balta.
Kermen : Kale, germen.
Kıtık : Mobilyacılıkta minder, yastık gibi şeyleri doldurmak için kullanılan keten veya kendir telleri.
Kızılkök : Kök boyası.
Kirnas : Kimi Anadolu evlerinin üst katlarında, dışa doğru çıkıntılı inşa edilmiş hela.
Kitabe : Yazıt.
Klape : Bir beton kalıbında, kanat tahtalarını bağlayan ahşap parça.
Konstrüksiyon : Yapı.
Kontur : Çevre çizgisi.
Konveks : Dışbükey.
Kozöz : Küçük kanape.
Körkasa : Bir kapı veya pencere kasasını ya da telaroyu tutturmak üzere alta, sonradan görünmeyecek şekilde konulan kasa veya telaro.
Köşker : Dülger.
Kromatizm : Çok renklilik. Mimaride 2.Dünya savaşından sonra önem kazanmıştır.
Kroşe : Boru ve parçalarını, geçtikleri yerlere tutturmak için kullanılan araç.
Kundur : Konsol kirişi (Doğu Karadeniz’de)
Kurağ : Sanatsal değeri olan yapı.
Kutur : Çap.
Kuvars : Doğal billuri silislerin genel adı.
Küpeşte : Korkulukların üzerine, elin kayması için yerleştirilen ve boydan boya devam eden profilli ahşap, maden veya plastik kısım.
__________________

-L-
Labrum : Romalılarda banyo teknesi.
Lahit : Eskiden sinlerin üzerine konulan tabut biçimindeki taş.
Lal : Yakut gibi değerli taşlardan sayılan parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi.
Lama Demiri : Uzun, ensiz, yassı, dikgörtgen kesitli demir.
Lata : Yapıda kullanılan dar, uzun kereste.
Lateks : Bitkilerin, çoğu süt görünüşünde olan öz suyu.
Lika : Boyacılıkta ve yaldızcılıkta astar olarak kullanılan bir çeşit zamk.
Litoloji : Taş bilimi.
Lületaşı : Doğal magnezyum silikatından ibaret, kolayca yontulup işlenebilen beyaz taş.
__________________

-M-
Mabeyn : Eski konaklarda, harem ile selamlık arasında yer alan, hem harem hem de selamlık olarak kullanılabilen oda veya daire.
Maço : Taş çekici, balyoz.
Manivela : Bir ucundan bağlı bulunduğu nokta etrafında dönen kol.
Mapa : Ucu halkalı cıvata.
Maroken : Fas’ta işlenen yumuşak bir cins keçi derisi.
Maun : Tespihağacıgillerden, Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı ve bunun, parlak kırmızımtrak renkte, sert ve iyi cila tutan kerestesi.
Maymuncuk : Her kilidi açmaya yarar, eğri ve sivri bir demirden ibaret alet.
Mefruşat : Döşemelik eşya.
Meneviş :Su yüzünde, maden ve ipekli kumaş gibi şeylerde görülen ince dalgalar.
Menfez : Girecek veya geçecek yer, delik, ağız, açma.
Meşe : Gürgengillerden, kerestesi dayanıklı bir ağaç. Sert olduğundan iyi cila tutar.(akmeşe, karameşe, tüylümeşe, mantar meşesi, kızılmeşe)
Mıcır : Kırma taş.
Mıskala : Maden parlatmaya yarar.
Mine : Maden eşya üzerine kaplanan renkli cam tabakası.
Minyatür : Yazma kitaplarda bulunan, ince bir sanatla işlenen, küçük renkli resimlere verilen ad.
Moket : Doğal veya yapay hammaddeli, duvardan duvara döşenen bir çeşit halı.
Mozaik : Türlü renklerde küçük taş, cam, çömlek parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan duvar, döşeme, tavan kaplaması şeklinde resim ve bezeme işi. Mozaik tasvir şeklinde veya geometrik düzende olabilir.
__________________

-N-
Nakkaş : Ressam.
Nervür : Kaburga, damar, diş.
Nihale : Sofrada kullanılan tencere altlığı.
Niş : Çoğunun üstü kemerli duvar hücresi.
Nötr : Yansız, tarafsız.
__________________

-O-
Odeon : Eski Yunanda, içinde konserler verilen, şiirler okunan basamaklı yer.
Oniks : Damarlı akik.
__________________

-Ö-
Öntasar : Herhangibir tasarının ilk biçimi. Avan proje.
Örek : Duvarcı ve dülger eliyle meydana gelmiş yapı.
Ören : Eski yapı veya şehir kalıntısı. Harabe.
__________________

-P-
Pafta : Üzerine proje çizilen levha.
Palafit : Göl üzerine yapılan ilkel ev.
Palandız : Çeşmenin musluk taşı.
Palledyen : Gotik ve klasik ögelerin karışımına karşı İngiltere ve Fransa’da bir tepki olarak doğmuş bir akımdır.
Palmet : Palmiye dalı, yelpaze şeklinde kabartma desen.
Paraçol : Saçak, cumba gibi çıkmaların altına konan destek.
Parsel : Belli bir amaç için ayrılmış arazi parçası.
Paska : Doğu Karadeniz’de köhne yapı, serander.
Patyo : Bir evde taş döşeli avlu.
Pergola : Dikmeler ve sık kirişleme ile yapılan ve üzerine yeşillik sardırılan gölgelik.
Perspektif : Eşyayı, durağan bir noktaya göre uzaklıklarını ve aralarındaki duruş ayırımlarını canlandıracak şekilde resimleme yolu.
Pervaz : Bir şeyin çevresine veya kenarına uzunluğuna eklenen dar kenarlık.
Peyke : Bazı yerlerde, özellikle eski kahvelerde bulunan sedir.
Peyzaj Mimarisi : Bahçe Mimarlığının diğer adı; bir toprak parçasını bitki, su, taş gibi doğa elemanları ile düzenleme sanatı.
Pirinç : Bakıra çinko karıştırılarak elde edilen bir alaşım.
Pirometre : Fırınlardaki yüksek sıcaklığı ölçer alet.
Planya : Uzunluğu fazla olan yüzeylerin düzeltilmesinde kullanılan uzun rende, düzleme rendesi.
Platin : Rengi gümüşten esmerce, yumuşak, kolay işlenir, oksitlenmez, asitlere karşı dayanıklı, Pt simgesiyle gösterilen maden.
Polyester : Cila işlerinde cam elyafı ile donatılmış olarak mobilya ve çeşitli yapı elemanları yapmakta kullanılan sentetik reçinenin adı.
Pompadur : Fransa’da XV. Louis devrinde ortaya çıkan mobilya ve bezeme tarzı.
Portal : Taç kapı.
Proje : Bir yapının gerçekleşmesi için yapılan plan, kesit ve diğer ayrıntıların tümü.
Puşide : Türbelerde sandukaların üzerine örtülen yeşil örtü.
Pürmüz Lambası : Benzin, gazyağı ve ispirto ile çalışan, taşınabilir, ağzından püskürttüğü alev ile lehim yapma gibi işlerde kullanılan aygıt.
PVC : Elektrik kablolarının yalıtımında, suya karşı geçirimsizlik sağlanmasında kullanılan yanmaz bir polimer, vinli reçine. Döşeme kaplama gereçleri yapmakta kullanılan PVC’den temiz ve pissu boruları da yapılmaktadır.
__________________

-R-
Rahle : Üzerine kitap koyup, bağdaş kurarak önüne oturulan bir çeşit alçak masa.
Raspa : Demir veya tahtayı kazımak için kullanılan iri dişli çelik eğe, törpü.
Rasyonalizm : 1900’lerde başlayan ve 1928 yılında CIAM toplantısı ile daha da ağırlık kazanan mimarlık akımı. Duygu yerine akıl ve mantığın, pozitif bilimlerin ön plana geçtiği bu akıma, fonksiyonellikte denir.
Rejans Tarzı : Fransa’da XIV. ve XV. Louis üslupları arasında bir geçit üslubu. (1715-1723)
Restorasyon : Aslına sadık kalınarak onarma işi.
Reze : İnce talaş.
Rondela : Cıvata başlarının veya somunların altına yerleştirilen, ortası delik, yuvarlak, yassı, madeni parça, pul.
Rotond : Planı bir daire olan, kubbeli yapı.
Rögar : Kanalizasyonda, yer altındaki temizleme parçalarını kontrol etmek ve çeşitli doğrulardan gelen boruları, başka bir doğruya yöneltmek için yapılan baca, lağım bacası.
Röleve : Bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plan, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarma, ölçüleme.
Röper : Bir doğrultuyu, bir düzeyi, bir yüksekliği belirlemek veya yeniden bulmak üzere bir duvar, jalon ya da arazi üzerine konulan işaret.
__________________

-S-
Sac : Demir levha
Sağır : Penceresiz, saydamsız.
Sahanlık : Binalarda kapı önünde, merdiven başlarında veya ortasında olan boşluk.
Saykal : Maden parçalarının üzerine vurulan cila.
Sedef : Midye ve istiridye gibi hayvanların, süs eşyası yapmak için kullanılan, beyaz, parlak ve renkser kabuğu.
Sedefkar : Sedef işleyen sanatçı.
Sinagog : Musevi tapınağı.
Sismoloji : Yer hareketlerini ve depremleri inceleyen bilim dalı.
Sundurma : Yağmur veya güneşten korunmak için bir kapı üstüne veya duvar önüne yapılan saçak.
Sunta : Ahşap yonya levhası.
Süpürgelik : Yapılarda, duvarların döşeme ile birleştiği yerlere yerleştirilen ve boydan boya giden 5-8 cm. yüksekliğinde ahşap, taş, metal veya plastik şerit.
__________________

-Ş-
Şablon : Kesme veya oyma kalıbı.
Şadırvan : Ortasında yüksekçe bir yerden şarıltı ile bol su akan havuz veya çavresi musluklu duvarla çevrilmiş su haznesi.
Şahide : Mezar taşı.
Şale : İsviçre’de kır evlerine verilen ad.
Şapel : Küçük kilise.
__________________

-T-
Tahrilli : CamÇeşmibülbül.
Takçagöz : Duvarlarda öteberi koymak için bırakılan, dolap içi gibi girgin yuva, oyuk raf.
Takke : Yarım kule şeklindeki kubbenin üst bölümü; küçük yassı kubbe.
Tandır : Yere çukur kazılarak yapılan bir çeşit fırın.
Taraça :Oturup hava almaya yarayan, düz ve çevresi açık yüksekçe yer, seki. Teras.
Tarz : Üslup.
Taşeron : Büyük bir işin bir bölümünü yapmayı, asıl müteahhitten üzerine alan ikinci üstenci.
Tav : İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısı, nem gibi durum.
Telkari : Gümüş veya altın tellerden meydana getirilen motiflerlerle süslü. (Telkari bir vazo)
Temren : Demir parmaklık çubuklarının ucundaki sivri kısım.
Terrakotta : Sarıdan kızıl kahveye kadar değişik renklerde, tuğla ve kiremitten çok daha düzgün, ince dokulu pişmiş toprak.
Tezhip : Yaldız ve boya ile bezeme işi.
Tezyin : Bezeme, süsleme.
Tırkaz : Kapıyı sıkıca kapamak için arkasına enine sürülen demir veya ağaç.
Tunç : Bakır, çinko ve kalay karışımı olup, pirinci andıran sarı bir alaşım.
Turkuvaz : Firuze. Firuze rengi. Türk mavisi.
__________________

-U-
Ufki : Yatay.
Ustuka : Sönmüş kireç.
__________________

-Ü-
Üstüpü : Kalafat işlerinde kullanılan didilmiş kendir.
Üzengi : Kirişleri veya bazı çatkı parçalarını taşımak üzere altlarına geçirilen U şeklinde bükülmüş, lama demiri veya yuvarlak demir.
Üzgeç : Çekilip alınır ip merdiven.
__________________

-V-
Varak : Yazılmış kağıt- Altın, gümüş, veya başka madenleri döverek meydana getirilen ince yaprak. Folyo.
Vasistas : Pencere ve kapı üzerinde bulunan, havanın değiştirilmesine yarar, açılır-kapanır pencere.
Vitray : Pencereleri süslemek için; kesilmiş renkli camları, ince kurşun veya ağaç çubuklarla ya da alçı ile birbirine bağlayarak, yapılan resim.
Vitrifiye : Camlaşmış, camsı; vitrifiye seramik.
__________________

-Y-
Yüksük : Mobilya’da vida başlarını örtmek için kullanılan yüksük biçiminde maden parça.
Yüz : Yapının cephesi.

DEKORASYON SÖZLÜĞÜ Galerisi

Bir önceki yazımız olan Evde Spor Salonu... başlıklı makalemizde evde spor aletleri, evde spor nasıl yapılır ve evde spor odası hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Önceki yazıyı okuyun:
Yabancı Ünlülerin Evleri

Yabancı Ünlülerin Mükemmel Evleri... Filmlerini ve dizilerini hayranlıkla izlediğimiz güzel starlar yakışıklı aktörler nasıl evlerde yaşıyorlar hiç merak ettinizmi ?... ...

Kapat